google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2010 Perşembe

DİRENİŞTE 54. GÜN

01.092010 – ÇARŞAMBA

DİRENİŞTE 54. GÜN

Kış geldi. Bu ne soğuk! Akşam yatarken yaz’dı. Sabah hırka ve battaniyelere sarılıyoruz. Değişime inanmayanlara iyi bir örnek; yaz’dan kışa bir gecede geçiş.
Çarşamba oturma eylemi günü ve Dünya Barış Günü. Nuray MERT ve Ece TEMELKURAN geldi. İki duyarlı yazar. Yağmurun altında yapılan oturma eylemine katıldılar. Nuray MERT, bu direnişin benim gibi işçilerin sesini duyuran bir eylem olduğunu söyledi. İş kazalarında ölen işçilerin bir iki haftalık gazetelerde çıkan haberlerinin çokluğundan bahsetti. Özellikle inşaat işçilerinin korumasız çalıştığını, bununla ilgili önlem alınmadığından bahsetti.
Ece TEMELKURAN son gelişinden sonraki gelişmeleri sordu. İlgilerinin çok samimi olduğunu gördüm. Diğer yazarlardan da aynı ilgiyi beklerdim. Bu ülkenin gerçek gündemleriyle ilgilenmeyen, duyarlı olduklarını söyleyip suni gündemlerle uğraşan bu ülkenin aydınlarından…
Oturma eylemine, Beykoz Belediyesi Genel-iş üyeleri, 1 Mayıs Mahallesi, Gazi Mahallesi, Gülsuyu’ndan, Halk Cephesi’nden katılanlar oldu. Paşabahçe Kültür ve Dayanışma Derneği üyeleri her zamanki gibi vardı. Bizim hastanenin çalışanları ve polisler izledi.
Akşamüstü Emekli-sen üyeleri geldi. Onların neşesi hiç kimsede yok. Emekli-sen üyesi kadınlar ev böreği ve simit getirmişler.
Akşam soframızı kurarken Avusturya’dan iki misafir geldi. İnternet sayfası hazırlayacaklarmış, çadır direnişiyle ilgili röportaj yaptılar. Biri Türkiyeli diğeri Avusturyalıydı.
Bu günün en güzel olayı, Sincan Hapishanesindeki kadınların yazdığı mektup ve çizip gönderdikleri resim... Hayriye, Zeynep, Umut, Çiğdem, Günay, Didem, diyorlar ki; “Direnenlerin kazanma umudu vardır. Direnmeyenlerin hiçbir şeyi yoktur. Ve tarihi yazan direnenlerdir.” Bu gün beni en fazla mutlu eden bu mektuptu.
54. gün çadırda böyle geçti. Sonbahar kendini gösterdi bu gün.
Eylül’ü severim. Yetişmek ister insan doğanın değişimine, kendini kışa ve zorluklara hazırlar. Okullar açılır. Kışlıklar hazırlanır. Köyden ve tatilden dönüş başlar.

Paşabahçe Devlet Hastanesi Temizlik İşçisi
Türkan Albayrak
0530 777 68 79
pasabahcedirenisi.blogspot.com

DİRENİŞİN 53. GÜNÜ

31.08.2010 – SALI
DİRENİŞİN 53. GÜNÜ

Ağustos’un son günü. Yarın havalar soğuyacak. Bu günkü sıcağa bakınca imkânsız gibi görünüyor, havanın soğuması. Sonbahar olsun. Ben göze aldım, dört mevsim geçirmeye. Direniş çadırında bir esprimiz vardı, çadırı kurarken, “bu çadır kışın da kalır, kardan adam yapar eline ‘işçiyiz haklıyız kazanacağız’ pankartı tutuştururuz” demiştik.
Bu gün, tek tek ziyaretçilerim var. Duyup ziyarete gelen. Merakla soruyorlar; “ne yapıyorsun, nasıl yaşıyorsun”. Anlatıyorum; neden burada olduğumu, burada olmak zorunda olduğumu. “Başka türlü önüne geçemezdim güvencesiz çalışmanın, işten atılıp başka iş aradım – buldum, yine işten atıldım, mahkemeye verdim, geri döndüm, yine atıldım. Yine mahkemeye verdim ama burası benim iş yerim. İçeri girinceye dek buradan ayrılmıyorum.” diyorum.
Eski bir sendikacı misafirim vardı. Hanife Debreli. 1959 ‘da kurmuşlar Teksif’i. Kurucularından. 17 yaşındaymış o zamanlar. Almanya’ya sendikal eğitim almaya gitmişler. Bundan sonraki ilk Teksif kongresinde yönetime alınmamışlar. Daha sonra Tekstil-iş’i kurmuşlar ve DİSK’e katılmışlar. “Sendikaların arkası boş. Sendikalar işçi için bir şey yapamazlar.” diyor Hanife Debreli.
Akşam oluyor. Yemekte melemen var. On beş yumurta kullanacağız. Yetmez ama pideyle takviye ederiz.
Bu gün de bitti. Yarın 1 Eylül Dünya Barış Günü…

Paşabahçe Devlet Hastanesi Temizlik İşçisi
Türkan Albayrak

0530 777 68 79
pasabahcedirenisi.blogspot.com