7 Ağustos 2010 Cumartesi

TÜRKAN ALBAYRAK'IN DİRENİŞİ DEVAM EDİYOR

Direnişin 27. Günü

27 gün, bu kadar zamandır burdayım inanamıyorum. Dirençli ve direnişçi olduğumu bilirdim bu kadarını ben bile tahmin edememiştim.

Daha çok 27 günler devirirm ben burda ÜZÜLÜN DÜŞMANLARIM.

Nasıl direnmem ben dünyanın dört bir yanından direnişimin destekcileri varken. Bu sabah telefonuma bakınca Rusyadan bir mesaj gördüm şöyle yazmış direnişimi destekleyen , "Güç haklılıktır, güç meşruluktur, güç eşit ve özgür bir yaşamı savunmaktır" bu mesajla ben sonsuza kadar direnirim.

Acilin bahçesinde benim direniş çadırım hastanenin bazı binaları deprem güçlendirme ve restorasyon için tamirde acile gelip giden hastaların dışında haftanın bir günü vinç ve harç makinası geliyor ve beton döküyor bu araçlar acilin önünü kapatıyor. Biraz önce ambulans harç makinasının çekilmesini bekledi. Bütün sağlıkçılar bilirler ki insan hayatı için 1 saniye bile önemlidir. Nasıl bir idaredir insan hayatı için 1 saniye bile önemlidir. Nasıl bir idaredir insan hayatını hiçe sayar bu idarenin içinde hekimler de var. Kapatmak isteyendiler hastahaneyi tamir sırasında zira döner sermayeleri gidecekti. Onlar için para olsun insanlar ölmüş, insanlar sakat kalmış, işçi işsiz kalmış ne önemi var. "Kar hırsı" önemli olan o. Daha çok para daha çok kâr. Ne doymaz karınları var bu Sabancılar'ın. Beton işine de el atmışlar. Saymakla, yazmakla bitmeyecek. Bu hastanedeki olumsuzluklar. Ben eminim Paşabahçe Hastanesi'nde şöyle bir tarih yazılacak; "Çadırdan Önce - Çadırdan Sonra".

4 Ağustos 2010
Paşabahçe Devlet Hastanesi Temizlik İşçisi
Türkan Albayrak



Direnişin 28. Günü

28 gün... Bu sabah elimdeki kitabı epey bir okurum diyerek başladım güne, pazartesinden bu yana pek fazla okuyamamıştım. Ama burası Türkiye, planladığın gibi olmuyor gün...

Saat 10.00, yanımda bir zabıta... Çadırı kaldırmaya gelmişler, ellerinde şikayet dilekçesi ile. "Kaldıramazsınız avukatımı arıyorum" dedim. Avukatım zabıtayla görüşmek istedi. Görüştüler zabıtayla, tek bir söz bile söyletmedi avukatım. Zabıta konuşmanın siniriyle "kaldıracağım" dedi. O anda çadırın önüne geçtim, "kaldırtmayacağım!" "gidin sahili işgal edenleri kaldırın, zenginleri kaldırın, hastane bahçesini işgal eden kafeteryayı kaldırın "dedim. "Biz Büyükşehir belediye başkanlığından geliyoruz, keser kaldırırız, çadırınız zarar görmesin" dediler. "Belediye başkanı buraya gelsin" dedim. Polis yaklaştı ellerinde emir olduğunu söyledi. Aynısını polise de söyledim. Avukatınız ne yapıyor diye sordu zabıta müdürü, arıyor "buraya geliyor" dedim. Avukatınızı bekliyoruz dediler.

Bu arada çadırın etrafı dolmaya başladı, her yerden insanlar gelmeye başladı. Gazeteciler, Paşabahçe'liler, Okmeydanı'ndan gençler, işçiler geldiler doldu çadırın etrafı. Biraz bekleyip önce zabıtalar sonra da polisler gitti. Avukatın geldi mi diye sormadılar.

Telefonlarım susmadı tüm gün. Dünyanın dört bir yanından direnişimi destekleyen telefonlar yağdı. Bunlar beni öyle motive ediyor ki 28 sene daha bu çadırda direnirim. Kazanıncaya kadar... Cumhuriyet gazetesi, Dicle Haber Ajansı, Birgün, Evrensel çadıra geldiler. Yarın haber yapacaklardır.

Çok şaşırtıcı olaylar da oluyor. Okmeydanı çocukları gelince benim kamera yön değiştirdi. Allah Allah ...

Karşımdaki kafeterya protesto ettiğim basın açıklamamda bizi kafeteryada oturtmayanlar bugün bize çay getirmek istediklerini söylediler. Bu, şu demek: dimdik durmak herkesi, her kurumu yola getirir. İncirköy camiinin karşısındaki balıkçı ve çay satan kafeterya direnişçi olduğum için çay parasını almadı. Sahiplenmek bunun adı. Doğru yapan sahiplenilir...

Paşabahçe Devlet Hastanesi Temizlik İşçisi
Türkan Albayrak
0530 777 68 79


***


5 Ağustos 2010
Direnişime Devam Ediyorum


Bugün sabah saat 10.15'te direnişteki Türkan Albayrak'ın çadırına gelen zabıta ve polisler çekildi.

Türkan Albayrak'a çadırı kaldıracaklarını, burada kalamayacağını söyleyen polisler, karşılarında direnişinde kararlı bir emekçi buldu. "Yıkamazsınız" diyerek kararlılıkla mücadelesini savunan direnişçi Albayrak "Çadırımdayım, durum sakin, direnişime devam ediyorum" dedi. (5 Ağustos 2010 / 13.50)



***

TÜRKAN ALBAYRAK'IN DİRENİŞ ÇADIRINA BASKIN!

Paşabahçe Devlet Hastanesi'nde çalışırken işten atılan ve 27 gündür hastane bahçesinde kurduğu çadırda direnen Türkan Albayrak'ın direniş çadırına bugün saat 10:15'te gelen polis ve zabıta ekipleri direniş çadırını kaldıracaklarını söylediler.

Halen hastane bahçesinde bekleyen polis ve zabıtaya karşı Türkan Albayrak, bu çadırın evi olduğunu söyleyerek çadırı kaldırmak istemeleri karşısında direneceğini belirtti ve tüm duyarlı kişi ve kurumları dayanışmaya çağırdı.

Hiç yorum yok: