17 Eylül 2010 Cuma

DİRENİŞİN 68. GÜNÜ…

Sabahı yine çadırda yaptık. Gülmek geliyor içimden bu duruma, annemin nazlı kızı olarak nasıl da çadırda yaşadığıma. Kadın, bu halimi görse saçını başını yolar, ona çektirdiğim eziyetler için.

Bugün oturma eylemi günü, eylemciler geliyor tek tek. Tüm Bel-Sen 3 No’lu Şube Başkanı Hasan Güzel de geldi. Daha önce ziyarete gelmişti, ilk defa oturma eylemine geldi. Tüm Bel-Sen 3 No’lu şube yöneticisi Hanefi Sağlam da geldi, sık sık ziyaretime geliyor o da.

Yönetmen Sırrı Süreyya Önder de oturma eylemine geldi. Cuma akşamı yayınlanacak programında Direniş Çadırı’nı konu yapacağını söyledi. Bütün eylemcilerin ilgi odağı oldu. Bizleri Direniş Çadırı’na gelerek sevindirdi. O güzel şivesini yakından duyma olanağını buldum, ben de sadece şivesi için programını izlediğimi söylesem kırılmaz umarım.

Oturma eyleminden sonra ayrılan gençlere kimlik sorgulaması yapmaya kalkmış polis, karşı koyuş ve sahiplenmeyi görünce de uzaklaşmış. Bunun üzerine oturma eylemcileri tekrar sloganla hastanenin önüne caddeden yürüdüler. Bu çocuklarla uğraşılmaz. Bir sessiz, bir sesli eylem yapmış oldular.

Bu akşam nöbete Tuzla Direnişçisi Zeynel Kızılaslan ve arkadaşları geldi. Gerçekten anlatıldığı gibi kapkara olmuş. Bizim çadırın yerine cennet dediler. Onların olduğu yer açık bir alanmış. Yazın güneş yakmış şimdi de rüzgar onları zorluyormuş. Onların yaşadıklarıyla benim yaşadıklarım aynı aslında, patron farklı…

Direnişin 68.günü de bitiyor, bu gece Zeynel nöbette Direniş Çadırı’nda. Direnişçi’den Direnişçi’ye destek…

Hiç yorum yok: