19 Ekim 2010 Salı

DİRENİŞİN 101. GÜNÜ

            18.10.2010
            DİRENİŞİN 101. GÜNÜ
      Dünün yorgunluğu ile kalktım. Keyifli bir yorgunluk bu. Hergün 100. günün kalabalığı olsa, ben yorgunluğa razıyım.
      Düşman boş durmuyor. Telefonumdan sözlü hakaretlere başladılar. Beni, kadınlığımı aşağılayan sözler söyleyip, direnişimi kırmaya çalışıyorlar. Bunu yapanları bizler biliyoruz. Direniş büyüdükçe başka çalışmalarda yapacaklardır.
      Önce hastane çalışanlarını kışkırttılar,sonra zabıtayı saldılar. Kimin dostu olduğu bilinen Dost Beykoz'u kullandılar. Şimdi telefon tacizine başladılar.
      Uzmanlık alanınız telefon dinleme. Kimin aradığını da bilirsiniz. Yanlış yoldasınız. Bunlar ancak beni daha kararlı hale getirir. Doğru yolda olduğumu gösterir. Herşeyi göze almış, onuru ve işi için direnen bir işçi var karşınızda. Bunun sonu ne olursa olsun direnecek bir işçi...
      Bugün Kadar'dan mesaj aldım. Direnişi destekleyen Ali Onak' tan ...
      '' İyi akşamlar Türkan abla. Direnişinizi ve onurlu mücadelenizi Katar topraklarından selamlıyorum. Böyle bir dönemde böylesi kararlı bir direniş ve tavrınızı tüm yüreğimle destekliyor sömürü ve zulmü yıkıp , onurun ve emeğin bayrağını ülkemizin her yanında dalgalandırana dek , mücadelemiz boy verip yeşerecek, mevcut düzeni ve yaratıcılarını olanca emekçi kin ve nefretimle lanetliyor, onurlu mücadelenizde direnç, başarı ve zafer diliyorum.
      Sevgiler... 
      Ali Onak''

Hiç yorum yok: